Çocuğunuz bir sözcüğün ilk sesini tekrar tekrar söylüyor, bazen bir sesi uzatıyor ya da konuşmaya başlarken takılıp kalıyorsa ilk aklınıza gelen soru büyük ihtimalle şudur: "Bu geçer mi?" Bu yazıda kekemeliği, normal akıcısızlıktan nasıl ayrıldığını ve aile olarak neler yapabileceğinizi anlatıyoruz.
Kekemelik nedir?
Kekemelik, konuşmanın doğal akışında meydana gelen kesintilerle karakterize bir akıcılık bozukluğudur. En sık görülen kesintiler şunlardır:
- Tekrarlar: Ses, hece ya da tek heceli sözcük tekrarı ("b-b-b-ben", "ke-ke-kedi")
- Uzatmalar: Bir sesin uzatılması ("sssssu")
- Bloklar: Sesin hiç çıkmadığı, takılıp kalınan anlar
Bazı çocuklarda bunlara göz kırpma, baş ya da yüz hareketleri, belirli sözcüklerden ya da konuşmaktan kaçınma gibi ikincil davranışlar eşlik edebilir.
Normal akıcısızlık mı, kekemelik mi?
2–5 yaş arası, dilin çok hızlı geliştiği bir dönemdir. Bu dönemde birçok çocukta "ben ben ben de gelicem" gibi sözcük ve ifade tekrarları ya da "ııı" şeklinde duraksamalar görülür. Bunlar genellikle gerginlik içermez ve çocuk tarafından fark edilmez.
Kekemelik de çoğunlukla bu yaş aralığında başlar. Kekemeliği başlayan çocukların önemli bir kısmında akıcılık zamanla kendiliğinden düzelebilir; ancak hangi çocuğun bu gruba gireceğini önceden kesin olarak söylemek mümkün değildir. Bu nedenle takip ve değerlendirme önemlidir.
Ne zaman uzmana başvurmalı?
Aşağıdakilerden biri varsa değerlendirme almanızı öneririz
- Takılmalar 6 aydan uzun süredir devam ediyorsa
- Ailede kekemelik öyküsü varsa
- Bloklar, zorlanma, yüzde gerginlik ya da ikincil davranışlar görülüyorsa
- Çocuk konuşmaktan kaçınıyor, takıldığında üzülüyor ya da öfkeleniyorsa
- Kekemelik 3,5 yaşından sonra başladıysa
- Aile olarak endişe duyuyorsanız
Erkek çocuklarda kekemeliğin devam etme olasılığının daha yüksek olduğu bilinmektedir; bu da takibi daha önemli hâle getirir.
Evde neler yapabilirsiniz?
- "Yavaş konuş", "derin nefes al" demeyin. İyi niyetli olsa da bu uyarılar çocuğun konuşmasına odaklanmasına ve gerginliğin artmasına yol açabilir.
- Sözünü kesmeyin, cümlesini tamamlamayın. Göz temasını koruyarak sabırla bekleyin; ne söylediğiyle ilgilendiğinizi hissettirin.
- Kendi konuşma hızınızı yavaşlatın. Sakin bir tempoyla, cümleler arasında kısa duraklamalar yaparak konuşmanız çocuğunuza model olur.
- Soru yağmurundan kaçının. Art arda soru sormak yerine yorum yapın: "Bu kule çok yüksek olmuş."
- Konuşma sırası oluşturun. Ailede herkesin sözünü bitirmesine fırsat tanınan bir ortam, çocuğun acele etme ihtiyacını azaltır.
- Bire bir zaman ayırın. Her gün birkaç dakika, çocuğunuzun seçtiği bir oyunu dikkatiniz tamamen onda olacak şekilde birlikte oynayın.
- Sorarsa açıkça konuşun. Çocuğunuz takılmalarını fark edip sorarsa konuyu geçiştirmeden, sakin ve kabul edici bir dille konuşabilirsiniz.
Palin PCI yaklaşımı
Palin Ebeveyn-Çocuk Etkileşim Terapisi (Palin PCI), Londra'daki Michael Palin Kekemelik Merkezi'nde geliştirilmiş, özellikle okul öncesi çocuklarda kullanılan bir yaklaşımdır. Ebeveyn ile çocuk arasındaki günlük etkileşimleri merkeze alır; çocuğun akıcılığını destekleyen etkileşim biçimleri birlikte belirlenir ve evde düzenli olarak uygulanır. Terapi sürecinde ebeveyn, aktif bir terapötik ortak olarak yer alır.
Liya'da kekemelik değerlendirmesi ve terapisi, çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre planlanır. Uyguladığımız yöntemleri inceleyebilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Kekemelik psikolojik bir sorun mudur?
Kekemelik kendiliğinden geçer mi?
Kekemelik terapisine hangi yaşta başlanmalı?
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı, tedavi veya bireysel klinik değerlendirmenin yerine geçmez. Çocuğunuzun ihtiyaçları ancak uzman bir değerlendirmeyle belirlenebilir. İlgili hizmet: Kekemelik ve akıcılık terapisi.